Read + Dictionary = Readtionary
İngilizce oku. Takıldığın yerde dokun.
Kelime ve kalıpların Türkçe anlamını cümlenin içinde gör; okuma ritmini bozma.
Bizim için asıl problem daha çok kelime ezberlemek değildi. Gerçek bir metinde kelimenin tonunu, kalıbın niyetini ve cümlenin taşıdığı anlamı yakalayabilmekti. Readtionary, bu eksik hissinden çıkan sade bir okuma fikri.
Gerçek metinler öğrenmeyi doğal ve anlamla bağlı tutar.
Her kelime, gerçekten geçtiği cümlenin içinde netleşir.
Bir kelimenin gerçek değeri, çoğu zaman tek başına değil içinde durduğu cümlede ortaya çıkar. Biz ürünü bu basit ama güçlü fikrin üzerine kurduk.
Birçok öğrenci gibi biz de yıllarca İngilizce çalıştık ama gerçek metinlerle karşılaşınca arada bir boşluk hissettik. Sorun yalnızca kelime bilmek değildi. Asıl mesele kelimeyi, kalıbı ve tonu cümlenin içinde anlayabilmekti.
Readtionary bu boşluğu kapatmak için ortaya çıktı. Okuma, anlam ve tekrarı akışı bozmadan bir araya getirir. Kalabalık dersler yok, gereksiz baskı yok. Daha akıllı okuma, daha net bağlam ve ölçülebilir ilerleme var.
Farklı seviyeler, konular ve öğrenme hedefleri için hazırlanmış kısa okumalar.
Kelime veya gerçek kalıplara dokun, doğal Türkçe anlamı bağlam içinde gör.
Basit metinlerden daha zengin dile adım adım geç.
Gerçek özgüven, liste ezberinden değil; net okuyup anlamaktan gelir.
Yasir ve Damla, İngilizceyi daha net okumak, anlamak ve hatırlamak için Readtionary’yi geliştiriyor.
Readtionary’nin arkasındaki sistemi kuruyorum. Ürün mantığından performansa kadar odağım, deneyimi hızlı, güvenilir ve büyümeye hazır tutmak.
Öğrenme deneyiminin sade, yakın ve sezgisel hissettirmesine odaklanıyorum. İçerik akışını, kullanıcı deneyimini ve Readtionary’ye insani bir his veren detayları şekillendiriyorum.
Misyonumuz, İngilizce okumayı daha doğal, keyifli ve etkili hale getirmek. Her öğrencinin gerçek İngilizce metinleri okurken kendini daha güvenli hissetmesini istiyoruz.